1. Bölüm: Yedi Kadim Millet

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Bu Kitâb el-Tabakatû’l’Umûm (Milletlerin Tasnifi Kitabı) Sa¢id tarafından yazılmıştır. Allah onu esirgesin!

Kadı Ebu el-Kasım Sa¢id İbn Ahmet İbn Sa¢id şöyle söyler: Bilindiği üzere doğudan batıya, kuzeyden güneye dünya üzerindeki bütün insanlar tek bir kökene mensup olmalarına rağmen üç bakımdan birbirlerinden ayrılırlar: Davranış, fiziksel görünüş ve dil.

Milletlerin tarihi ile ilgilenenler, yüzyıllardır bu konuyu araştıranlar, milletlerin varislerini inceleyenler, insanlık tarihinin kayıtlarını çalışanlar, insanlığın tarihin başında kabilelere ayrılmadan ve dillerle ayrışmadan önce yedi milletten oluştuğunu ifade etmektedirler.

İlk millet, meskûn dünyanın ortasında yaşayan Farslardır (Perslerdir). Onların bölgesi, Mahat, Kerej, Dinur, Hemedan, Kum, Keşan ve diğerlerini de içerecek şekilde kuzeyde Zagros Körfezine kadar uzanarak Kuzey Irak dağlarına sınırlanır. Bu sınırlar Ermenistan, Hazar Denizinin kıyısında bulunan Derbent, Azerbaycan, Teberistan, Mogan, Baylakan, Ran, Şahberan, Talakan, Cürcan ve Nişabur, Mervan, Sarkaz, Hirat, Harezm, Balak, Buhara, Semerkant, Fergana, Şah gibi Horasan ülkesi ve Horasan’ın diğer şehirleri Sigistan, Kirman, Faris, Ahvaz, Isfahan ve diğer komşu ülkelere kadar uzanmaktadır. Onların bir krallığı, bir kralı ve bir dili –Farsça– vardı. Konuşma şekillerinde çok az farklılık olmasına rağmen, alfabedeki harflerin sayısı ve yazım şekilleri konusunda mutabıklardı ve bu farklılıklar Pehlevi, Dâri ya da diğer Fars dilleri gibi dillerin diğer veçhelerini etkilemedi.

İkinci millet Keldânilerdir; bunlar Suriyeliler ve Babillilerdir. Bu halklar Kenanlılar, Asurlular, Ermeniler, Musul’da yaşayan Haramiler ve Irak’ta yaşayan Nebatilerden oluşmaktadırlar. Onların ülkesi de meskûn dünyanın merkezinde yer almaktadır. Irak, Diyar Rabia ve Diyar Mudar adıyla tanınan Fırat ve Dicle nehirlerinin arasında bulunan Mezopotamya, Şam (Suriye) ve Hicaz, Najd, Tahama, Gür ve Yemen’den oluşan Arap Yarımadası bölgelerini kapsamaktadır. Bu bölgelerin hepsi, Zabid, Sana, Aden, Urud, Şar, Hadramut, Oman ve diğer Arap ülkelerinin arasında bulunmaktadır. Bu bölgenin hepsinin tek bir kralı olan krallığı ve bir dili –Süryanice- vardır. Bu dil, Âdem’in, İdris’in, Nuh’un, İbrahim’in, Lut’un ve diğerlerinin konuştuğu antik bir dildir. Daha sonra, Süryanice Arapça ve İbranice olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Daha sonra Benî İsrail olarak da bilinen Yahudiler Şam’ı ele geçirerek oraya yerleşmişlerdir. Araplar ise Rabia ve Mudar olarak bilinen Arap Yarımadasının tamamını ele geçirmiş ve oraya yerleşmişlerdir. Geri kalan Suriyeliler ise, krallığının başkenti Kelvaza’nın bulunduğu Irak’ta kalmışlardır.

Üçüncü millet Yunanlılardan, Romalılardan, Frenklerden, Galisyalılardan, Bürjanlardan, Slovenlerden, Ruslardan, Bulgarlardan, Alanlardan ve Karadeniz ve Azak Gölü’nün çevresinde yaşayan diğer milletlerden ve kuzeybatı çeyreğinin diğer bölgelerinde yaşayan halklardan oluşmaktadır. Onlar da bir krallığa bağlıydılar ve hepsi aynı dili konuşuyordu.

Dördüncü millet Koplardır. Onlar da Mısır’ın ve güneyin insanlarıydılar. Bunlar, Ebizyan, Nubiya, Zinc ve diğer bölgelerden gelen Sudanlılardı. Aynı zamanda Mağrip, Berberiler ve Atlas Okyanusu’nun batısındaki komşuları da bu gruba dâhildi. Onlar da bir krallığa bağlıydılar ve hepsi aynı dili konuşuyordu.

Beşinci millet olan Türkler ise, Karluklar, Kimaklar, Gagavuzlar, Hazarlar, Sarirler, Jilanlar, Kuzanlar, Tilsanlar, Kazaklar ve Burtaslardan oluşuyordu. Onlar da bir krallığa bağlıydılar ve hepsi aynı dili konuşuyordu.

Altıncı millet Hint, Sind ve onların komşu halklarıydı. Onlar da bir krallığa bağlıydılar ve hepsi aynı dili konuşuyordu.

Yedinci millet Çinliler ve komşuları Yafes’in ve Nuh’un soyundan gelen Amurlulardı. Onlar da bir krallığa bağlıydılar ve hepsi aynı dili konuşuyordu.

Bütün insanlık, bu yedi milletten oluşuyordu. Hepsi sabîiydiler, yani yedi gezegen ve diğer gök cisimlerini temsil eden idollere tapıyorlardı. Daha sonra bu yedi millet yayıldılar, dilleri çeşitlendi ve dinleri farklılaştı.