1. Konuşan Makine ve İnsan: İbn Cinni

Ebü’l-Feth Osman İbn Cinnî el-Mevsılî el-Bağdâdî (ö. 392/1002) 10. yüzyılın seçkin Arap dilbilimcilerinden birisidir. Felsefi altyapısı son derece güçlü olan İbn Cinnî, dilbilim çalışmalarında mantık ve felsefeden yararlanmış; hocası Ebu Ali el-Farisî’nin (ö. 377/987) izinden giderek Arap dilbilimini tecrübi bir bilim olarak temellendirmeye çalışmıştır. İslam medeniyetinde makine, sadece matematikçiler ve mühendislerin değil, dilbilimcilerin bile başvurduğu bir fikirdi. İbn Cinnî’nin konuşan makine tasavvuru, bunun en iyi örneklerinden birisidir. İbn Cinnî’nin konuşan makine tartışmasından vardığı sonuç, neredeyse René Descartes’ınkiyle aynıdır: Makine ile insan ayrı şeylerdir; konuşan bir makine mümkündür, ancak o insan gibi yaratıcı bir şekilde konuşamaz.

İçimizden birisi, “hareket ettirildiğinde ses çıkartan, dilimizde işittiğimiz ses ve heceleri meydana getiren bir alet icat etseydi, bu aleti konuşan ve bu sesleri de söz diye nitelendirir miydin?” diye [bir soru] sorarsa cevabı şöyle olurdu: “Bu sesler söz olmadığı gibi, onları çıkartan alet de konuşan değildir. Çünkü insanoğlunun, konuşulan heceler ve onların zihindeki biçimlerine tamamen uygun gelen özelliklerine mutabakat edecek şekilde icat edilmiş aletlerle konuşması mümkün değildir. Ancak insanlar böyle aletlerle, konuştuğumuz hecelere benzeyen sesler çıkartabilirler. Yine de ne seslere söz demek, ne de onları çıkartan alete konuşan demek uygundur. Bu, tıpkı bir hayvanın resmini veya heykelini yapan sanatçı gibidir; ona hayvanı yarattı denilemez, çünkü o ressam, heykeltıraş veya taklitçidir. Halbuki yüce Allah, bütün hayvani özellikleri ve gerçek biçimiyle bir ağaçta veya havada sözü yaratmaya muktedirdir.”

Ebü’l-Feth Osman İbn Cinnî, İbn Cinnî, Ebû’l-Feth Osmân: el-Hasâ’is, 3 c, ed. Muhammed ’Alî en-Neccâr, Beyrut: Dâru’l-Kutubi’l-Mısriyye, 1952, II, s. 454–455. 
Çeviren: Sadık Türker