1. Savaşın Hile Olması

Saîd b. Zî Huddân ve Alî b. Ebî Tâlib yoluyla Peygamber (sav)’den nakledilen bir rivayet şöyledir: “Savaş, hiledir”. Burada savaş esnasında Müslümanın muhatabına karşı hile yapabileceğinin, bunun aldatma olmadığının delili vardır. Bazıları bu rivayetin zahirine bakarak, savaş halinde yalan söylemeye izin olduğunu belirtmişlerdir. Bu konuda Peygamber (sav)’den nakledilen şu rivayeti de delil almaktadırlar: “Yalan sadece üç yerde söylenebilir. Bunlar, iki kişinin arasını bulmada, savaş halinde ve kocanın eşini razı etmesinde”. Bizim mezhebimizin görüşüne göre ise burada kastedilen tam anlamıyla yalan değildir. Bunda ruhsat yoktur. Kastedilen, çok anlama gelecek şekilde söylemektir. Bunun benzeri İbrahim (as)’ın üç kez yalan söylediğini belirten hadistir. Yani onun yalan söylemesinden maksat, çok anlama gelecek şekilde ifade etmesidir. Çünkü Peygamberler masumdurlar ve onların yalan söylemeleri söz konusu değildir. Ömer b. Hattâb da, üstü kapalı çok anlama gelecek şekilde söz söylemede yalandan uzak durma vardır, demiştir.

Kişinin mübâreze yaptığı muhatabına bir şeyin gerçekte öyle olmadığı halde olduğunu söylemesidir. Fakat bu durum gözüken şeyi gizlemiş olmaktadır. Nitekim Ali b. Ebî Tâlib’de, Hendek savaşında Amr b. Abdivüd’le mübareze yaparken şöyle demiştir: “Sen bana karşı, başkasından yardım almayacağına ilişkin söz vermedin mi? Bu davet ettiğin insanlar kimlerdir?” dedi. Bunun üzerine muhatabı da arkaya bakınca Ali b. Ebî Tâlib ona karşı galip geldi. Savaş esnasında kişinin kendi arkadaşlarına karşı galip olduklarını iyi durumda olduklarını ortaya koyacak şekilde sözler söylemesi de bir hiledir. Gerçekte iş böyle değildir fakat kişi başka bir yönden konuşmakta olduğundan görünüşte yalan değildir. Bu konuda rivayet edildiğine göre Ali (ra) de, katıldığı savaşlarda önce yere doğru bakıyor, sonra başını gökyüzüne kaldırıyor ve şöyle diyordu: Ne sen yalan söyledin ne de ben yalan söyledim. Yanında bulunan kimseler de bu konuda Peygamber (sav)’in ona bir şeyler demiş olduğunu, bu şekilde savaşmalarını onun emrettiğini düşünüyorlardı. Fakat bu gerçekte bu şekilde olmayabilir. Bu gibi durumlarda bir sakınca bulunmamaktadır. Peygamber (sav)’den de, “Yaşlılar cennete giremez” şeklinde bir rivayet nakledilmiştir. Yaşlıların da bu sözü duyunca ağlamaya başlamaları üzerine oda cennete gireceklerin yaşlı olmayacakları yani genç olacakları şeklinde özellikleri olduğunu söylemiştir...