1. Yeryüzünde İlk Mabed: Kâbe

Yeryüzündeki ilk mâbed olan Kâbe, Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının ortasında yer alan Arabistan yarımadasının batısındaki Hicaz bölgesinde Mekke şehrindedir. Burası Hz. Âdem’den beri Allah’ın birliğini vurgulayan “tevhîd” inancının en kutsal merkezi, kıyamete kadar sayısız insanın gelip ziyaret edeceği manevî bir arınma mekânı olmuştur. Hz. Âdem’den itibaren var olduğu bilinen Kâbe zamanla yok olmuş, daha sonra Hz. İbrahim ve oğlu İsmail tarafından aynı temeller üzerine yeniden inşâ edilmiştir. Allah tarafından âlemlere rahmet olarak gönderilen son elçi Hz. Muhammed (sav) bu kutsal mâbedin bulunduğu Mekke’de doğup büyümüş, bütün insanlığa yönelik son ilahî mesaj Kur’ân-ı Kerim bu kutsal topraklarda yankılanmaya başlamış, Allah’ın razı olduğu son ilâhî din olan İslâm’ın doğuşu ve dünyanın dört bir tarafına yayılmasının başlangıç noktası da yine burası olmuştur. Yeryüzünde Allah’a kulluk maksadıyla yapılmış ilk mâbed olan Kâbe, inşâ edildiğinden günümüze kadar Kur’ân-ı Kerîm’de de ifade edildiği gibi Allah’ın evi (Beytullah) olarak bilinen en kutsal ve en güvenilir bir mekândır. Aynı şekilde Kâbe’nin bulunduğu Mekke ve çevresi de Hz. İbrahim’in duâsında dilediği üzere Yüce Allah tarafından, insanların manevî olarak temizlenip arındığı her türlü tecavüzden korunmuş kutsal ve güvenli bir yer (harem) olarak ilân edilmiştir. (Kur’ân 9: 67) Burada zararlılar dışındaki her türlü canlının öldürülmesi ve bitki örtüsüne zarar verilmesi haram kılınmıştır. Bu sebeple Mekke’ye “el-beledü’l-emîn” (güvenli belde, Kur’ân 95: 3), “el-Beledü’l-harâm” (kutsal ve dokunulmaz topraklar) veya kısaca “harem” gibi isimler verilmiştir. Bu manada Kâbe de “el-Beytü’l-harâm” (kutsal ve dokunulmaz ev, Kur’ân 5: 2) ve el-Beytü’l-atîk (eski veya şanlı ev, Kur’ân 22: 29, 33), çevresindeki mescid de “el-Mescidü’l-harâm” (kutsal ve korunmuş ibadet yeri, Kur’ân 2: 44) vb. isimlerle anılır. Mekke yeryüzündeki bütün yerleşim birimlerinin merkezi ve Müslümanların kıblesi olduğundan Kur’ân’da “ümmü’l-kurâ” (şehirlerin anası, Kur’ân 6: 92) olarak da isimlendirilir. Kurân-ı Kerîm’de Kâbe ile ilgili birçok âyet bulunmaktadır. Bunlardan bir kısmı şöyledir:

Şüphesiz âlemlere bereket ve hidayet kaynağı olarak insanlar için kurulan ilk ev (mâbed) Mekke’deki (Kâbe)dir. (Kur’ân 3: 96).

Hatırla ki, İbrahim şöyle demişti: Rabbim! Bu şehri (Mekke’yi) emniyetli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut... Ey Rabbimiz! Soyumdan bazılarını ekilebilir toprağı olmayan bir vadiye, senin kutsal evinin yakınına yerleştirdim ki ey Rabbimiz, namazı dosdoğru kılsınlar. Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir ve meyvelerden bunlara rızık ver. Umulur ki, bu nimetlere şükrederler. (Kur’ân 14: 35, 37).

Bir zamanlar İbrahim, İsmail ile beraber Beytullah’ın temellerini yükseltiyor (ve şöyle diyorlardı:) Ey Rabbimiz! Bizden bunu kabul buyur; şüphesiz sen işitensin, bilensin. Ey Rabbimiz! Bizi sana boyun eğenlerden kıl; neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar; bize ibadet usûllerimizi göster ve tevbemizi kabul et. Zira tevbeleri çokça kabul eden ve çok merhametli olan ancak sensin. Ey Rabbimiz! Neslimiz arasından, senin âyetlerini kendilerine okuyacak, onlara kitap ve hikmeti öğretecek, onları temizleyip arındıracak bir peygamber gönder. Muhakkak ki sen Azîz ve Hakîmsin. (Kur’ân 2: 127–129).

(Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. (Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. (Ey Müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) hep o yöne dönün. Şüphesiz kendilerine kitap verilenler, bunun Rabblerinden (gelen) bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah onların yaptıklarından habersiz değildir. (Kur’ân 2: 144).

(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram’a doğru çevir. (Ey mü’minler!) Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü Mescid-i Haram’a doğru çevirin. (Kur’ân 2: 150)

Çeviren: Abdülkerim Özaydın – Casim Avcı