11. Çokseçenekli Düşünme ve Karar

Klasik İslam yazınında sıklıkla seçenek/ler (el-vech; diş. el-cihet, çoğ. el-vucûh, el-evcuh) terimiyle ifade edilen çokseçenekli düşünme, karşıtların gerilimli dialektiği içerisinde İslam bilgeliği dinamiğinin çekirdeğini oluşturur. Buysa, metafizik olarak tamamlanmamışlık ilkesine bağlı olarak iş gören çokdeğerli bir biçimsel sistemi ifade eder. Şeylerin mutlak olarak tamamlandığı bir evrende hayvan ile bitki kümelerinin toplamı, canlı evrenin bütününü ifade edecektir. Ancak daha ayrıntılı bir gözle bakarsak, deniz süngeri gibi kimi canlıların, insan zihninde ideal bir şekilde oluşturulan bu sınıflandırmaya tamamen uymadığını görürüz. Süreçlerin tamamlanmış olduğu bir evrende bir şey doğruysa yanlış olamaz, iyiyse kötü olamaz, haklıysa haksız olamaz. Ancak birden fazla doğrunun yahut iyinin düşünülebildiği bir durum, tamamlanmış değildir. Böyle bir durumda doğruya veya iyiye ilişkin birden fazla seçenek söz konusu olacaktır. İslam bilgeliğinde yalnızca Tanrı’nın varlığı ve birliği gibi yargılar konusunda birden fazla doğru seçenek mevcut değildir; ancak hem bu yargıların hem de mümkün varlıklarla ilgili konuların anlaşılması veya ispatlanması gibi durumlarda seçenekler söz konusudur. Böylece çokseçenekli düşünme, aynı sorunla/konuyla ilgili olarak aynı zamanda birden fazla doğru seçeneğin düşünülmesi demektir. Çokseçenekli düşünme ile ihtimali düşünme arasında önemli iki fark vardır. Birincisi ihtimali düşünme, bir sorunla ilgili olarak akla gelebilecek herhangi bir düşünceyi üretme anlamındayken çokseçenekli düşünme mümkün olan veya sınırlandırılmış ihtimaller arasında düşünceler üretmek demektir. Bir başka açıdan anlatmak gerekirse çokseçenekli düşünme, düşünen kimseye, ihtimaller arasında seçme (el-ihtiyâr) imkânı verenlerle ilgilidir. İhtimal sayısı ne kadar çoksa seçim imkânı o kadar azdır. Dolayısıyla çokseçenekli düşünme, kıyasî ihtimaliyet ifade eder. Çokseçenekli düşünmeyi ihtimali düşünmeden ayırt eden özelliklerden ötekisi de onun, ihtimalleri sınırlandıran mekanik yapısıdır. Çokseçenekli düşünceler üretmeye tevcîh denir. Çokseçenekli düşüncelerle ilgili olarak klasik İslam eserlerinde “hepsi doğrudur”, “hepsi iyidir”, “mümkündür” (câizun) gibi ifadeler kullanılır; doğru seçeneğin bulunmadığı durumlarsa “mümkün değildir” (lâ yecûz) diye ifade edilir.

Çokseçenekli düşünmenin önünde bekleyen en önemli sorun, düşünmenin geleneksel Batı düşüncesinde olduğu gibi sınıflandırma değil, karar verme anlamına gelmesi ile bunun ilişkili olduğu irade özgürlüğüdür. Demek istiyorum ki düşünceyi, varlığın zihindeki yansıması olarak değerlendiren geleneksel Batılı düşünme, gerçekte insana seçim şansı bırakmaz; dolayısıyla gerek bilimsel gerekse siyasi-ahlaki konularda zorunluluk kaçınılmazdır. İslam bilgeliğindeyse, varlığın zihindeki yansıması değil onunla ilgili karar anlamındaki düşünce çokluğu veya çokseçenekli düşünmenin yarattığı seçeneklerle ilgili bir özgürlükten söz ediyoruz. Çokseçenekli düşünme (et-tevcîh), Arap dilbiliminde geliştirilerek hukuk, kelam, felsefe gibi alanlarda uygulanan bir yöntemdir.