15. Mekke’nin Fethi ve Genel Af

Mekkeli müşriklerin Hudeybiye Antlaşması’nı ihlal etmeleri üzerine Mekke’ye yürümeye karar veren Hz. Peygamber kan dökmemek ve düşmanı hazırlıksız yakalamak için hazırlıklara başladı. 13 Ramazan 8 (4 Ocak 630) tarihinde şehirden çıktı. Yolda katılanlarla birlikte 10.000 kişiyi bulan İslâm ordusunu gören müşrikler paniğe kapıldılar. Hz. Peygamber dört koldan Mekke’ye girilmesini planlamış ve kumandanlarına mecbur kalmadıkça savaşmamalarını tavsiye etmişti. Hz. Peygamber 20 Ramazan 8 (11 Ocak 630) tarihinde Mekke’ye girip ciddi bir çatışma olmaksızın şehri fethetti. Daha sonra Mescid-i Haram’a gidip Kâbe’yi tavaf eden Hz. Peygamber yıllardır kendisine ve Müslümanlara zulüm ve haksızlık eden Mekkelilere eman verdiğini ve genel af ilan ettiğini bildirdi.

Hz. Peygamber Mekke’nin fethinin ikinci günü üç kere tekbir getirdikten sonra şöyle buyurdu:

“Allah’tan başka ilâh yoktur. Onun eşi ve ortağı yoktur. O, va’dini yerine getirdi. Kuluna yardım etti. Aleyhinde toplanan düşmanları tek başına bozguna uğrattı. İyi biliniz ki, Câhiliyye çağına âit olup, iftihar vesilesi yapılagelen her şey kan ve mâl dâvâları, bunların hepsi bugün şu ayaklarımın altına alınmış ve ortadan kaldırılmıştır. Ancak hicâbe (Kâbe hizmetleri), ve sıkâye (hacılara su temini) bunların dışındadır. Ey insanlar! Allah Câhiliye gururunu, atalarla, soy sopla övünmeyi kaldırmıştır. Bütün insanlar Âdem’den Âdem de topraktan yaratılmıştır. Allah buyuruyor ki: “Ey insanlar! Sizi, bir erkekle bir dişiden yarattık. Sonra da, birbirinizle tanışasınız diye sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en şerefliniz, ondan en çok korkanınızdır. Muhakkak ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her şeyden hakkıyla haberdardır” (Kur’ân 49: 13). Hz. Peygamber bundan sonra Mekkelilere: “Ey Kureyş topluluğu! Şimdi hakkınızda benim ne yapacağımı tahmin edersiniz?” diye sordu. Kureyşliler: “Sen kerem ve iyilik sahibi bir kardeşsin! Kerem ve iyilik sahibi bir kardeş oğlusun! Ancak bize hayır ve iyilik yapacağına inanırız” dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdu: “Benim halimle sizin haliniz, Yusuf’la kardeşlerinin durumu gibidir.” Hz. Yûsuf’un kardeşlerine söylediği sözü şimdi ben de size söylüyorum: “Bugün sizin için bir kınama yoktur! Allah, sizi affetsin. O, merhamet edenlerin en merhametlisidir” (Kur’ân12: 92). “Gidiniz, hepiniz serbestsiniz”.

İbn Hişâm 1355/1936. es-Sîretü’n-Nebeviyye, nşr, Mustafa es-Sekkâ ve dğr., I-IV, Kahire, III-IV, s. 411-412; Taberî 1960-70. Târîhu’r-rusül ve’l-mülûk, nşr. Muhammed Ebü’l-Fazl, I-XI, Kahire, III, s. 60–61. 
Çeviren: Abdülkerim Özaydın – Casim Avcı