2. Hz. Ömer’in Kudüs Halkıyla Yaptığı Antlaşma

Suriye Yermük zaferiyle (15/636) Bizans’ın elinden alınmış ve sıra Filistin ve kutsal şehir Kudüs’e gelmişti. Kudüs, Yahudi ve Hıristiyanlar için olduğu kadar bir süre Müslümanların kıblesi olması ve Hz. Peygamber’in Mescid-i Harâm’dan Mescid-i Aksâ’ya, oradan da Mirâc’a yükseldiği yer olması itibariyle Müslümanlar için de kutsal bir yerdir. Kudüs halkı şehri kuşatan başkumandan Ebû Ubeyde b. Cerrâh’tan eman dileyerek şehri bizzat Halife Hz. Ömer’e teslim etmek istediklerini söylediler. Bunun üzerine Câbiye’den Kudüs’e gelen halife şehri patrik Sophronios’tan teslim aldı ve Kudüs halkına cizye ve haraç karşılığında can ve mal güvenliğini, din ve ibadet hürriyetini içeren bir antlaşma imzaladı (17/638). Antlaşma metni şöyledir:

Bismillahirrahmanirrahim. Allah’ın kulu, mü’minlerin emiri Ömer tarafından Kudüs halkına verilen emândır. Bu emân onların canları, malları, kiliseleri, haçları, hastaları, sağlamları ve diğer dindaşlarına verilmiştir. Buna göre kiliseleri ve müştemilatı yıkılmayacak, haçları ve diğer eşyalarına dokunulmayacaktır. Dinlerinden dolayı asla rahatsız edilmeyecekler ve kendilerine asla zarar verilmeyecektir. Buna karşılık Kudüs halkı da diğer şehirlerin halkı gibi cizye vereceklerdir. Kudüs’ten ayrılmak isteyen olursa gidecekleri yere kadar güvenlikleri sağlanacaktır. Kudüs’te kalmak isteyenler cizye ödeyeceklerdir. Burada kalanlar topraklarının mahsulünü alacaklardır. Bu antlaşmada yer alan hükümler onlar cizyelerini verdikleri sürece Allah’ın, Resûlü’nün, halifelerin ve mü’minlerin güvencesi altındadır.

Taberî 1960–70. Târîhu’r-rusül ve’l-mülûk, nşr. Muhammed Ebü’l-Fazl, I-XI, Kahire, III, 609. 
Çeviren: Abdülkerim Özaydın – Casim Avcı