2. Muâhat: Ensâr-Muhâcir Kardeşliği

Hz. Peygamber hicretten yaklaşık beş ay sonra Mescid-i Nebevî’nin inşa edildiği günlerde Muhacirlerle Ensar’dan kırk beşer kişiyi Enes b. Mâlik’in evine çağırmış ve “İslâm dininde hilf (Câhiliye’deki ittifak yemini) yoktur. Din kardeşliği vardır” diyerek bunların arasında ikişer ikişer kardeşlik akdetmiş, karşılıklı sorumluluk ve yükümlülüklerini açıklamıştır. Hz. Peygamber’in kardeş ilan ettiği bazı sahabiler şunlardır: Hz. Ebû Bekir ile Hârice b. Zeyd b. Ebû Züheyr, Hz. Ömer ile İtbân b. Mâlik, Ebû Ubeyde b. Cerrâh ile Sa’d b. Muâz, Abdurrahman b. Avf ile Sa’d b. Rebî, Zübeyr b. Avvâm ile Seleme b. Selâme, Hz. Osman ile Evs b. Sâbit, Talha b. Ubeydullah ile Kâ’b. Mâlik, Mus’ab b. Umeyr ile Ebû Eyyûb Hâlid b. Zeyd el-Ensârî, Ammâr b. Yâsir ile Huzeyfe b. Yemân, Ebû Zer el-Gifârî ile Münzir b. Amr, Selmân-ı Fârisî ile Ebü’d-Derdâ, Bilâl-i Habeşî ile Ebû Ruveyha Abdullah b. Abdurrahman.

Hz. Peygamber sahabîleri birbirleriyle kardeş yaptığı sırada Hz. Ali yaşlı gözlerle yanına gelip:

“Yâ Resûlallah! Sen sahabîleri birbirleriyle kardeş yaptın. Benimle hiç kimse arasında kardeşlik kurmadın” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber ona “Sen dünya ve âhirette benim kardeşimsin” buyurdu.

Tirmizî 1413/1992. es-Sünen, I-V, İstanbul, “Menâkıb”, 20.

Muâhat ile Müslümanlar öz kardeşlikten öte bir kardeşlik ruhuna sahip olmuşlar, bu durum onların sosyal ve iktisadî hayatında önemli gelişmelere sebep olmuş, psikolojik açıdan büyük bir destek sağlamıştır. Başlangıçta Muhacirler kendileriyle kardeş ilan edilen sahabîlerin mallarına varis oldukları halde daha sonra nâzil olan Enfâl sûresinin “Allah’ın kitabına göre yakın akrabalar birbirlerine (varis olmaya) daha uygundur” (Enfâl 8:75) meâlindeki âyeti ile bu hüküm kaldırılmıştır. Ancak kardeşlik bağı, yardımlaşma, birbirine destek olma, öğüt verme, öğüt alma tarzında her zaman yürürlükte kalmış ve bu anlamdaki kardeşlik daha sonra nâzil olan Hucurat Suresi’nin: “Mü’minler ancak kardeştirler” (Kur’ân49:10) âyeti hükmünce bütün Müslümanları içine alacak şekilde genişletilmiştir.

İbn Hişâm 1355/1936. es-Sîretü’n-Nebeviyye, nşr, Mustafa es-Sekkâ ve dğr., I-IV, Kahire, I-II, s. 504-507. 
İbn Sa’d 1388/1968. et-Tabakâtü’l-kübrâ, nşr. İhsan Abbas, I-IX, Beyrut, I, s. 238–239. 
Çeviren: Abdülkerim Özaydın – Casim Avcı