2. Savaş Esnasında Yaralıların Tedavisi

Ebû Umâme b. Sehl b. Huneyf’ten Peygamber (sav)’in Uhut savaşında yaralanması sebebiyle kendi yüzünü kuru bir kemikle tedavi ettiği nakledilmiştir. Peygamber (sav)’in yüzünden Uhut savaşı gününde kan akınca, “Peygamber(sav)’in yüzünü kanatan bir kavim nasıl iflah olur diyerek Allah’a dua ettiği” nakledilmiştir. Bunun üzerine şu ayet nâzil olmuştur: “Bu konuda senin yapman gerekin bir şey yoktur. Allah ya tövbelerini kabul eder ya da zalimlikleri sebebiyle azap eder” (Kur’ân 3: 128). Bir rivayete göre Peygamber (sav) kendisini bir kemik parçasıyla ya da bir bez parçasıyla tedavi etmiştir. O’nu yüzüne doğru tutturmuştur. Günlerce bu sargı üzerine mesh yapmıştır. Bazı insanlar Peygamber (sav)’den nakledilen çeşitli rivayetlerden hareketle tedavi olmayı nehyedilmiş olarak görmüşlerdir. Bunlardan birisine göre Peygamber (sav) şöyle demiştir: “Ümmetimden yetmiş bin kişi hesapsız olarak cennete girecektir. Onlar kimdir? Diye sorulunca Peygamber (sav) şöyle buyurdu: Onlar kendilerini ateşte dağlamazlar, sihir-büyüyle uğraşmazlar, kuşların uçmasından manalar çıkarmazlar, onlar Allah’a tevekkül ederler.” şeklindedir. Biz ise Peygamber (sav)’den nakledilen, “Ey Allah’ın kulları tedavi olunuz, Allah Teâlâ hiç bir hastalık yoktur ki onun çaresini de yaratmamış olsun. Sadece ölüm ve yaşlılık bunların dışındadır”. Onların bu konuda rivayet ettikleri rivayetin ise hükmü kaldırılmıştır. Nitekim Sa’d b. Muaz’ı Hendek savaşı esnasında elinin yaralanması üzerine onu dağlayarak tedavi etmiştir. Aynı zamanda sahabeden Es’ad b. Zürâre’yi de tedavi ettiği nakledilmiştir...