20. Hz. Peygamber’in Ci’râne’de Ensâr’a Yaptığı Konuşma

Hz. Peygamber Huneyn Gazvesi’nde Hevâzinlilerden elde edilen ganimeti muharipler arasında dağıtmış, bu arada Kureyş’ten Ebû Süfyan ve oğlu Muâviye gibi kalbleri İslâm’a ısındırılmak istenen ve müellefe-i kulûb adı verilen kimselere daha fazla pay ayırmıştı. Ensâr’dan bazı kimseler Hz. Peygamber’in bu tasarrufundan memnun olmadıklarını dile getirdiler. Hz. Peygamber onları toplayarak müellefe-i kulûba niçin daha fazla pay ayırdığını izah etti ve Ensar’ın faziletinden bahsetti. Konuşmanın bir bölümü şöyledir:

“Ey Ensar topluluğu! Siz yolunu şaşırmış kişiler idiniz de Allah sizi benim sayemde hidayete erdirmedi mi? Siz birbirinizle mücadele eden bir kavimdiniz; benim hicretim sayesinde Allah sizi birleştirmedi mi? Siz fakirdiniz. Benim sayemde sizi bolluğa kavuşturmadı mı? Sizi birbirinize sevdirmedi mi?”

Hz. Peygamber’in bu sorularına onlar: “Yâ Resûlallah! Bütün lütuf ve nimet Allah ve Resûlünündür” diye cevap verdiler.

Bunun üzerine Hz. Peygamber: “Ey Ensar! İsteseydiniz benim sorularıma şöyle de cevap verebilirdiniz” dedi ve kendisini Ensar’dan biri yerine koyarak konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ey Allah’ın elçisi! Sen kavmin tarafından kovulmuş olarak yanımıza geldin. Biz seni bağrımıza basıp tasdik ettik. Sen yoksuldun biz malımıza ortak kıldık!”

Hz. Peygamber böyle bir girişten sonra Ensâr’ın ganimet konusundaki sözlerini hatırlattı. Bunun üzerine Ensar’ın ileri gelenleri şöyle dediler:

“Yâ Rasûlallah! Bizim ileri gelenlerimizden hiç biri sizi üzecek bir şey söylememiştir. Sadece bazı gençler: “Resûlullah ganimetleri Kureyş’e veriyor da bizi bırakıyor. Halbuki bizim kılıçlarımızdan hâlâ Kureyş kanı damlıyor” demişlerdir. Bu defa Resûlullah şöyle buyurdu: “Ey Ensâr! Çok basit bir dünya malı yüzünden mi bana gücendiniz. Ben onlar küfre ve şirke yakın olduklarından onlara daha fazla pay ayırarak İslâm’a ısındırmak istedim. Size de Allah’ın İslâm nimetinden ayırdığı payı kafi gördüm. Ey Ensâr! Buna memnun olmadınız mı? Ey Ensâr! Onlar aldıkları mallarla, sürülerle, develerle evlerine giderken siz Peygamberle birlikte olmak istemez misiniz! Allah’a yemin ederim ki, sizin benimle Medine’ye dönüp gitmeniz onların ganimet mallarıyla evlerine gitmesinden çok daha hayırlıdır.” Ensar Hz. Peygamber’in bu iltifatından son derece heyecanlanmış olarak hep birlikte: “Yâ Resûlallah! Elbette biz seninle Medine’ye dönmeyi tercih ederiz” dediler. Hz. Peygamber konuşmasına devamla şöyle dedi: “Eğer hicret şerefi ve fazileti olmasaydı, muhakkak ki ben Ensâr’dan biri olmak isterdim. Andolsun ki, bütün insanlar bir tarafa, Ensâr başka bir tarafa gitmiş olsa ben Ensâr’ın gittiği tarafa gitmek isterdim.” Ardından şöyle duâ etti: “Allah’ım Ensâr’a, Ensâr çocuklarına ve torunlarına merhamet eyle.”

Hz. Peygamber’in kendilerine yönelik övücü sözlerinden son derece duygulanan Ensâr, yaptıkları konuşmalardan pişmanlık duydular ve: “Biz Resûlullah’ın bizimle birlikte olmasını her şeye tercih ederiz” dediler.

İbn Hişâm 1355/1936. es-Sîretü’n-Nebeviyye, nşr, Mustafa es-Sekkâ ve dğr., I-IV, Kahire, III-IV, s. 498-500.  
Çeviren: Abdülkerim Özaydın – Casim Avcı