3. Antlaşmalı Düşman Malları

Müslümanların kendileriyle anlaşma yaptıkları müşriklerin mallarını onlardan izinsiz almaları caiz olmaz. Fakat onlar kendi gönül rızalarıyla verirlerse bu durum farklıdır. Onlarla Müslümanlar arasında yapılan antlaşma gereğince onların canları ve malları, Müslümanların kendi can ve malları gibi olmuştur. Müslümanların malını kendi gönül rızalarıyla vermeleri dışında almak caiz olmadığı gibi kendileriyle antlaşma yapılan kimselerin mallarını da gönül rızaları olmaksızın almak caiz değildir. Bu şekilde izinsiz ve gönül rızası olarak malları almak yapılan sözleşme verilen söze karşı vefasızlık göstermektir. Peygamber (sav) de, “Antlaşmalara uymak, verilen sözlerde durmak gerekir” demiştir. Ebû Sa’lebe el-Haşenî / Hışnî’den nakledilen bir rivayet de bu konuda delil getirilmiştir. Rivayet şöyledir: Kendileriyle anlaşma yapılan bir Yahudi halkından birisi Peygamber (sav)’e gelerek şöyle dedi: “Aramızda antlaşma olduğu halde, sizin arkadaşlarınızdan bir kısmı bahçeme girip bakla veya sarımsak aldılar.” Peygamber (sav) Abdurrahman b. Avf’ı çağırarak ondan Müslümanlara şöyle hitap etmesini istedi: “Kendi gönül rızaları olmaksızın kendileriyle antlaşma yapılan kimselerin mallarını almanız helal değildir.”

Serahsî. Şerhu kitâbi’s-siyeri’l-kebîr, thk. Muhammed Hasan İsmâil eş-Şâfiî, Beyrut: Dârü’l-Kütübi’l-İlmiyye, C. I, s. 86, 87, 91, 92, 95, 96. 
Çeviren: Abdurrahman Yazıcı - Reşadet Ahmadov