3. Sabit Yıldızların Hareketi Üzerine: ez-Zerkâli

Künyesi Ebu İshâk olup tam adı Ebu İshâk İbrahim İbn Yahya el-Nakkaş el-Zerkâli’dir (ö. 479/1087). Zanaatkâr bir ailenin oğlu olarak İspanya’nın merkezinde yer alan Toledo’da doğmuş, daha sonra Cordoba’ya yerleşmiştir. Hakkındaki bilgilere İbn Kıfti’den ve Said el-Endülüsî’den ayrıca kendi çalışmalarında yer verdiği otobiyografik bilgilerden ulaşılmaktadır. İsim anlamı olarak “el-zark┠mavi göz için kullanılan bir Arapça tanımlamadır ve isminin de buradan geldiği tahmin edilmektedir. Bir süre Said el-Endülüsî için birlikte çalışmış olan Zerkâli’nin çalışmalarını 4 ana başlık altında toplamak mümkündür: Astronomi kuramları, astronomi tabloları, sihir ve astronomi âletleri. Astronomi kuramları hakkında ve aşağıda giriş bölümü verilecek olan Sabit Yıldızların Hareketi Üzerine adlı risalesinde 25 yıllık gözlemleri içeren ve sabit yıldızların hareketinin, Yer’in merkezi ile hareketli bir episıkl dairesinin merkezinin birleşerek oluşturduğu düz bir harekete göre belirlendiği ve trepidasyon kuramını matematiksel olarak göstermeye çalıştığı üç farklı model sunmuştur. Üçüncü model değişken devinmelerin ekliptik düzlemdeki salınımlardan bağımsız hale geldiği bir hareket olarak tanımlanmıştır. Zerkâli genellikle Koç’un başlangıcını hareketli episikl noktası olarak almış ve bu hareketi İlkbahar gündönümü olarak adlandırmıştır. Böylece sabit yıldızların ulaşma ve gerileme hareketini temellendirmiş, bu yıldızların boylamsal hareketini hesaplamış ve episikl dairesinin boyutlarını ve trepidasyon periyotlarını belirlemiştir. Bu çalışmalar sonucunda Zerkâli, üçüncü modelin birçok gözlemsel veri ile uyuştuğu sonucuna varmış ve buna dayanarak Arap, Pers ve Hıristiyan yıllarının Koç başlangıcına denk gelen ortalama hareket tablolarını oluşturmuştur. Bir diğer kitabı olan fi Sa’nat el-Şems [Güneş’in İncelenmesi Üzerine] 25 yıllık Güneş gözlemlerini içermektedir. Ayrıca İbn Bacce’nin bahsettiği Makâla fi ibtâl el-târık alât-i salahâ Batlamyus fi istihrâc el-buûd el-ebâd li-Utârid [Merkür’ün Uzaklığının ve Boyutunun Çıkarımı Üzerine Batlamyus’un Aletlerinin Düzeltilmesi Yöntemi Hakkındadır] Merkür’ün apojesinin elde edilmesi ile ilgili yöntemleri anlattığı bir kitabı daha mevcuttur. Astronomi kuramları ile ilgili son kitabı bi hatt-ı yedîhi [Kendi Elinde] olup Batlamyus’un Ay modeli ile ilgili düzeltmeleri içermektedir.

Ebu İshak der ki –Allah onu bağışlasın– Her durumda duyumsanan varlıklar arasında en yüksek olanı ve tüm yaratılmış olan şeyler arasında en geniş ve mükemmel olanı ve ihtişamı ile en yücesi gök kubbedir. Mademki Yaratıcı boyut, hız, şekil çeşitliliği ile türlü parçalar yaratmıştır, o halde o bileşenlerin her biri ile ilgili sorunu özenle araştırmamız gerektiği ihtiyacı doğar, çünkü bunlar her oluşun ya da her bozuluşun başlıca nedenleridir. Çalışmamızda birinin diğerine üstün olduğu hareket türleri ile ilgili araştırmalara, bazılarının doğasından ötürü ya da uğradığı etkilerden dolayı gösterdikleri bağlılığa ve en sonunda diğerlerinin bu sonuncular üzerindeki üstünlüğüne nüfuz ediyoruz.

Bu durum ya da kendimizi meşgul etme ihtiyacı, bizi bununla ilgili olarak insan fikirlerini çok değiştirmiş olan sabit yıldızların hareketlerine götürüyor. Bir okul, ekliptik düzlemin ekvator çemberini iki sabit noktada kestiğini, bunlardan birinin Koç’un ilk noktası olan ilkbahar ekinoksu iken, son bahar ekinoksunun Terazi’nin ilk noktası olduğunu; sabit yıldızların zodyak burçlarındaki ayrı ayrı yerlerinde hareketsiz olduklarını savunmaktaydı. Bu yeryüzünün çeşitli yerlerinde ikamet etmiş olan deneyimsiz birçok astronomun fikriydi, biz bu fikirlerin derinine inmedik. Diğer okul ise ekliptiğin ve Zodyak burçlarının konumunu bir önceki okul gibi sayar, fakat bir farkla, bu sonunculara göre, sabit yıldızlar 100 yıllık zaman sürecinde 1 derece doğuya doğru ilerlerler. Bu Batlamyus’un ve takipçilerinin fikridir. Bir diğer okul ise sabit yıldızların 16 derece ilerlediğini ve ekliptiğin iki kutbu etrafında dönerek aynı derece kadar geri döndüklerini savunmaktadır. İlerleme hareketi onlara göre sabit yıldızların Zodyak burçlarının yönünü takip ettiği sırada gerçekleşmekte ve geri dönme hareketi de tam tersi durumda gerçekleşmekteydi. Koç’un ilk noktası onlara göre İlkbahar ekinoksuna bağlıdır. Bu kuram astronomların çoğu tarafından kabul görmemiştir. Bu okuldan bazılarının açıkça ifade etmemelerine rağmen konuşmalarından bu kurama katıldıkları anlaşılmaktadır; bazıları da ilerleme hareketinin 8 derece ve geri dönmenin de aynı miktarda olduğunu savunmaktaydılar ve bunun nedeni ise hareketi sabit yıldızların hareketinin orta noktasından itibaren, ya burçların istikameti yönünde ya da karşılıklı olarak saymalarıdır. Bu görüş aynı zamanda Sind Hind bilginleri arasında, İskenderiyeli Theon’un Kiyâs Tablosunda ve Ebu Ma’şer olarak tanınan Ca’fer bin Muhammed bin Ömer el-Belhî’nin Tablosunda yer almaktadır. Bununla birlikte İskenderiyeli Theon’un sabit yıldızlar hakkındaki eserinde 100 yıllık zaman sürecinde 1 derece doğuya doğru olan diğer hareket de kabul edilmektedir, aynı şekilde el-Alümi Tablosunda da bu hareket kabul edilmektedir fakat eserinde tasavvur edilen hareketin tahmini bize ulaşan diğer yazarların tahmininden farklıdır. Ebu Ma’şer tereddütleri olmasına rağmen Tablosuna bu hesaplamayı katmıştır. Birçok gözlemci ve araştırmacının bu kurama karşı gelmelerinin ve bu kuramı terk etmelerinin temel nedeni eski yazarların aktardıkları –adı geçen hareketin ve zamanının hesaplanması, başlangıç anı ve yönü ile ilgili– bilgilerin olgularla örtüşmemesiydi. Gözlemlenen yıldızın yeri ile o bilgiler esas alınarak yapılan hesaplama arasında az çok bir fark hasıl oluyordu. Bunun yankısı sürerken el-Battânî durumu daha da muğlâk bir durumda bıraktı ve sabit yıldızların İlkbahar ekinoks noktasından itibaren düzensiz hareketlerle eşit zamanlarda hareket ettiklerini açıkladı.

Adı geçen yazarlar arasında ilerleme hareketinin 8 derece ve geri dönme hareketinin de aynı miktarda olduğunu ve Zodyak burç çemberinin kutuplarının karşılıklı olarak 8 derece aşağı ve yukarı inip çıktıklarını savunanlar olmuştur. Bu Hermes’in ve takipçilerinin fikridir. Hermes’in döneminin oldukça geçmişte kalmasından dolayı eserinde anlaşılmayan şekilde ifadeler ortaya çıkması kadim yazarların diline benzer; örneğin daire ya da yörüngeye şehir isimlerini ve dairedeki bazı yerlere de belirli geçitlerin ismini verir. Adı geçen yazarlar bazı Zodyak burçlarının yükselme zamanının diğerlerine nazaran farklılık gösterdiğini iddia ederler bunun nedeni giriş ve geri dönüş hareketidir. Açıklanan kuramlardan bazısını savunan ve bize kadar gelen eserlerinde sözü geçen hareket için hiçbir açıklama ya da neden göstermeyen, gerçeğin nasıl ortaya konulduğunu söylemeyen, yalnızca bunun uzak geçmişten en eski bilim adamları arasında bahsedildiğini gördüğünü söyleyen yazarlar vardır. Zodyak burçlarındaki giriş ve dönüş hareketinin aynısını sabit yıldızların geri kalanına da uygulamışlardır. Sadece Yunanlı ve onları takip etmiş (Rumeli) Suriye-İskenderiyeli yazarlar bu konuda önceki yazarları körü körüne taklit etmediler hatta bazı farklılıklar ve uyuşmazlıklar bulduklarında da yıldızların devirlerinde ve yönlerindeki hareketin doğruluğunu destekleyinceye kadar önceki kuramları eleştirmeyi sürdürdüler ve doğruladıkları gözlemler üzerine ilgili kanıtlarla desteklenmiş eserler (f° 10 v) düzenlediler. Ardılları için bildikleri verilerden kesin bir bilgi edinebilirlerdi; böylece zamanında onları takip edenlerin astronomi alanındaki bilgi hazinesini zenginleştirebilirlerdi. Ancak eski yazarların güvenilir gözlemleri ellerinde bulunmadığından ve üstelik diğer gezegenlerin hareketini ters etkilediğinden sabit yıldızların hareketini irdelemeyi pek derinleştiremediler. Sonra astronomların gözlemleri ardı ardına oluştu ve sorun bizim zamanımıza dek araştırılır bir konu haline geldi.

Şüphesiz ki oldukça fazla sayıda astronomun gözlemlerini toplamış olan Ebu Abdullah Muhammed İbn el-Samh –Allah onu bağışlasın– anlamaya muvaffak olduğu sabit yıldızların hareketinin yönünü ve düzenini kayıt altına almıştır. Ancak bununla beraber eksikleri de azımsanmayacak miktardaydı. Al-Samh’dan sonra güvendiğimiz Sind Hind’in Güneş yılı hakkındaki kuramları ve önceki astronomların gözlemleri ile ilgili temel unsurları tanıma konusunda yetkin ve bilimsel niteliğe sahip olan bir grup bilim adamı ile beraber sözü edilen sorunla alakalı (geri dönüş hareketi) Toledo şehrindeki çalışmaları araştırmaya koyulduk. Ayrıca Perslerin kuramı ile Hintlilerin kuramına göre öğle noktasının belirlenmesi konusundaki farkı gördük ve iki antik kaynağı göz önünde bulundurarak bu farkın neden olduğu şüpheleri açıkladık. Aynı zamanda gözlem için uygun aletler yaptık ve bizim gözlemimizde Güneş denkleminin sınırının, o eserlere nazaran, yaklaşık 21 dakika olduğunu bulduk ve bu fark gözlemlerle uyuşmuyordu; bu hatanın nedeni geri dönme hareketinden değil, yazarlar tarafından bize aktarılan kaynağın eksikliğinden kaynaklanıyordu. Onlara göre Güneş denkleminin sınırı 2° ve 14 dakikaydı.

Böylece bu yazarların eserlerini bir kenara bırakarak, mümkün olduğu kadar devamlı ve dikkatli bir biçimde Güneş’i, Ay’ı ve yıldızları gözlemledik ve güvendiğimiz araştırmacılarla birlikte ulaştığımız sonuçları 25 yıl boyunca aralıklarla teyit ettik. Bundan sonra Güneş’in Nisbi Derlemesi [Suma relativa al sol [The Sum of the Relative of Sun] adlı eseri oluşturmaya başladım, öyle ki bununla imkânlarımızla şekillenen tüm meseleyi belgelendirdim. Kurtuba’da (Cordoba) gök cisimlerinin konumlanması ile ilgili araştırmalarıma henüz başladım. Bu konumlama araştırmaları için yapılan gözlemler aracılığıyla sabit yıldızların geri dönme hareketi, başka bir zorluk olmadan açıklanabilirdi. Böylece öğrencilerimin ve güvendiğim teknisyenlerin yardımını alarak bu konumlamalardan her birinin hesaplamasına başladım. Böylece ihtiyaç duyulduğu biçimde astronominin bu alanında bahsedilen yöntemlerle veya periyotlarla, ulaştığımız sonuçlar ve imkânlarımız dâhilinde eser şekillendi.

Elbette sabit yıldızların 8° ilerledikleri ve sonra bu derece kadar geri döndükleri savı gibi, eski âlimler tarafından bize ulaşan fikirlerin birçoğunu reddetmek durumunda kaldık; öyle ki bu kurama göre ilerleme ve dönme toplamı 16° idi. Biz zaten daha önce yıldızların, yaklaşık 18° ilerlediklerini bulmuştuk ve bu ölçü günümüze kadar artarak doğrulayabildiğimize göre 21° ye kadar vardı. Böylece daha önce zikredilen ölçünün geçerliliği kalmadı; ancak biz yıldızların hareketinin -yani gidiş ve dönüş hareketi- neden olduğu iki dairenin her birinin çapının 8° olduğunu bulduk. Bu 8° aynı zamanda sabit yıldızlar dairesinin kutuplarının yükselme ve alçalma ölçüsüdür. 8° olarak bahsedilen ölçüyü, özellikle çeşitli yerler arasında, ilerleme hareketinin oluştuğu konumlamanın diğer biçiminde (modelinde) bulduk. Böylece 8° ölçüsünün ifade benzerliğinden dolayı karıştırılmaması gereken çeşitli oranlara karşılık geldiği sonucunu çıkardık. Astronomi biliminde uzman olmayan bazı çevirmenler ya da konuyu eksik beyan etmiş kişiler aracılığıyla meselenin karıştırılması ve böylece bulduğumuz gibi bize ulaşmış olması mümkündür. Bu şekilde kitabımızı derinlemesine inceleyenler sabit yıldızların hareketi hakkındaki daha önceki kuramlarda hata olduğunu anlayacaklar ve bu kitapta açıklamaya niyetlendiğimiz konuyu Allah’ın lütfuyla idrak edeceklerdir.

Sabit yıldızlar kitabının; 1. Kısmı 8 bölümden oluşmaktadır.

1. Bölümde; şemalar ve temsiller aracılığıyla sabit yıldızların gidiş ve geri dönüş hareketi gösterilir.

2. Bölüm, yıldızların boylamsal konumlarını ve Güneş’in apojesini temel alarak bu konumları araştırmanın gerekliliğinden bahseder.

3. Bölüm, daha önce görülen üç temsilden her birinin derecesinin hesabı için sürdürdüğümüz yöntemden bahseder.

4. Bölüm, üç temsilin her birinde devinimin (gök cisminin kendi yörüngesinde her dönüşü) zaman sınırı üzerinedir.

5. Bölüm, gidiş çemberinin yarıçapına karşılık gelen hesaptan, bu (f° 11 r) devinimin zaman hesabından ve apojenin uzaklığından ve üç konumdan her birinin ekvatora göre yönünden bahseder.

6. Bölüm, sabit yıldızların giriş ve sapma hareketine bağlı olan konumlamalarından ve Arap, Yunan ve Pers yıllarında çemberin yarı noktasının (Koç’un başlangıcı) hareketinden bahseder.

7. Bölüm, Zodyak dairesinin eksen eğikliğindeki sapma ve bu sapmayı açıklayan konumlamalardan ve herhangi bir zamandaki eksen eğikliğini anlama biçiminden bahseder.

8. Bölüm, İlkbahar ekinoksuyla Koç’un başlangıcını (ilk noktasını) ayıran uzaklığın hesaplanmasından bahseder; yani bu istediğimiz herhangi bir zamanda gözlemlenebilen yıldızların ilk hareketidir, böylelikle Koç’un başlangıç eğikliğinin dairesinin uzaklığının hesaplanması giriş dairesinin ekvatorla kesişme noktasına göre uzaklık hesabıdır; bu Koç başlangıcının gerçek giriş ve sapma hareketidir yani ikinci giriş ve sapma hareketidir.

Tratado sobre el movimiento de las estrellas fijas, [Sabit Yıldızların Hareketi Üzerine] Publications of the Institute for the History of Arabic-Islamic Science, Islamic Mathematics and Astronomy, Estudios Sobre Azarquiel, Jose Ma Milas Vallicrosa, Ed. Fuat Sezgin, 1998, c. 39, s. 274–281. 
Çeviren: Ayşegül Okka – S. Ertan Tağman