4. Din Âlimlerinin Gözetilmesi: Nizâmülmülk

Din işlerini araştırıp sormak, farzları ve sünneti gözetmek, Yüce Allah’ın emirlerini yerine getirmek, din âlimlerine saygı göstermek, geçim ve yaşamaları için gerekeni, Beytûl-maldan ayırıp tâyin etmek, zahidlere ve perhizkârlara hürmet etmek, pâdişaha vacibdir. (O) vâcibi, haftada bir defa veya iki defa din âlimlerinin huzuruna çıkmalarına yol vermek, Hakk Tealâ’nın emirlerini onlardan işitmek, yine onlardan Kuran tefsirini ve Resûl-selâm ve salat üzerine olsun- un hadislerini duymak, adil padişahların hikâyelerini ve peygamberler -selâm üzerlerine olsun- in kıssalarını onlardan dinlemekle yapar. Bu takdir de (o), gönlünü dünya meşguliyetlerinden fariğ kılar; akimi ve dikkatini onlara verir. Münazara yapmalarını emrederler. Padişah bilmediği lıer şeyi sorar, hadiseyi araştırır. Bildiği zaman, kalbine yazar. Zira, bir müddet böyle yapılırsa, kendisine âdet olur. Sonra zaman geçmez ki, daha fazla şeriât ahkâmı ve Kuran Tefsiri, Resul -selam üzerine olsun- un hadisleri ona malum olur ve ezberler. Din ve dünya işleri yolu, tedbir ve savab yolu ona açılır. Hiçbir kötü mezheb ve bidat onu (doğru) yoldan saptıramaz. (Üstelik) kuvvetli fikir sahibi olur. Adalet ve insafı artar. Onun memleketinden ihtiras ve bid’at kalkar, elinden büyük işler gelir. Onun devleti zamanında şerrin, fesadın ve fitnenin kökü kazınır. Salâh ehlinin eli kuvvetlenir, fesadçı kalmaz, bu dünyada iyi ad (sahibi) olur; öteki dünyada ise, kurtuluş, yüksek derece, sayısız sevab bulur ve de insanlar onun (saltanatı) zamanında ilim öğrenmeye ve bilgiye daha fazla rağbet ederler.

Nizâmülmülk 1999. Siyâsetnâme, çev. Mehmet Altay Köymen, Ankara: Türk Tarih Kurumu, s. 43.