5. Gözlem Üzerine: İbnu’l-Heysem

Antikçağ araştırmacıları büyük bir gayretle, görsel duyumlamanın biçimini araştırmak istediler, düşüncelerini ve çabalarını bu konuya harcadılar, sonunda araştırmalarının kendilerini götüreceği sınıra ulaştılar. Konuyla ilgili olarak kendi sorgulamaları ve kararlarıyla uyumlu pek çok bilgi kazandılar. Buna rağmen, görmenin doğası üzerindeki görüşleri farklılaştı ve duyumlamanın biçimine ilişkin doktrinleri uyumlu olmadı. Böylece, şaşkınlık galip geldi, kesinlik elde edilmesi zorlaştı ve sorgulamanın nesnesinin hedefine ulaşmanın hiçbir garantisinin olmadığı anlaşıldı. Bütün bunlara ek olarak gerçekliğin kafa karıştıran bir şey olduğunu mazeret göstermek ne kadar kolaydır ve kesinliğin kanıtını elde etmek zordur demek ne kadar açıktır! Çünkü gerçekler karanlık, hedefler gizli, şüpheler türlü türlü, zihinler bulanık, akıl yürütmeler çeşit çeşittir; öncüller (ilkeler) duyulardan derlenmiştir, birer araç olan duyularımız ise yanılmaz değildirler. Bundan dolayı araştırmanın yolu tıkanmıştır ve her ne kadar çalışkan da olsa, araştırmacı yanılmaz değildir. Sonuç olarak, araştırma ayrıntıya dayandığında ise şaşkınlık büyür, görüşler uzaklaşır, düşünceler değişir, sonuçlar farklılaşır ve kesinliğe ulaşmak zorlaşır.

İbn el-Heysem, Kitâb el-Menâzır, Fatih nüshası, varak 2a.
Çeviren: Hüseyin Gazi Topdemir