8. Hz. Muhammed’in Kâbe Hakemliği

Milâdî 605 yılında, Hz. Muhammed otuz beş yaşlarında iken Kureyşliler yangın ve sel sularından zarar gören Kâbe’yi tamire karar verdiler. Bütün Kureyş kabileleri, aralarında kura çekerek tamir için işbölümü yaptı. Herkes malzeme teminine yardımcı olacak ve belirli bir miktar katılım payı ödeyecekti. Kureyşliler işbaşı yapmak için Kâbe’ye geldiler. Mekke ileri gelenlerinden biri şöyle seslendi:

“Ey Kureyşliler! Kâbe için vereceğiniz para temiz ve helâl kazanç olsun. Buraya haram sokmayın. Fuhuş veya faizden elde edilen veya zulüm ve haksızlıkla başkasından alınan hiçbir şeyi buraya bulaştırmayın.”

Nihayet Kâbe yeniden inşâ edildi. Ancak Hacerü’l-Esved’in yerine yerleştirilmesi hususunda anlaşmazlık çıktı. Çünkü bu şerefli görevi hiçbir kabile, başkasına bırakmak istemiyordu. Tartışma birkaç gün devam etti; hatta bu yüzden savaşmayı bile göze alanlar oldu. Nihayet Kureyş’in ileri gelenlerinden Ebû Ümeyye b. Mugîre, “Benî Şeybe kapısından Kâbe’ye ilk giren kimsenin vereceği karara uyulmasını” teklif etti. Kureyşliler bu teklifi benimseyip beklemeye başladılar. Kapıdan Hz. Peygamber’in girdiği görülünce orada bulunanlar: “İşte Muhammed, işte el-Emîn geldi!” diyerek memnuniyetlerini ifade ettiler. Hz. Peygamber, bir örtü getirterek Hacerü’l-Esved’i onun üzerine koydu. Ardından bütün kabile reislerinin iştirakiyle örtüyü kaldırdı. Konulacağı hizaya gelince de taşı kendi elleriyle alıp yerine yerleştirdi. Böylece Kureyşliler arasında çıkmak üzere olan bir çatışmanın da önüne geçilmiş oldu.

İbn Hişâm 1355/1936. es-Sîretü’n-Nebeviyye, nşr, Mustafa es-Sekkâ ve dğr., I-IV, Kahire, I-II, 192-197; İbn Sa’d 1388/1968. et-Tabakâtü’l-kübrâ, nşr. İhsan Abbas, I-IX, Beyrut, I, s. 145–148. 
Çeviren: Abdülkerim Özaydın – Casim Avcı