A. KELAM İLMİ

Cuveynî’ye göre kelamı basit bir tanımla belirlemek mümkün değildir. Ona göre kelamla kastedilen âlemin, onun parçalarının, nedeninin, sonradanlığının, onu sonradan vareden ile onun zorunlu, imkânsız ve mümkün niteliklerinin bilgisidir. Kelam âlem bilgisi (’ılmu’l-’âlem), mantık, bilgi sorunu, varlık bilimi, ilahiyat gibi birçok alanı kapsar. İbn Haldun’a göre kelamın mantık yöntemiyle birleştirildiği 5/11. yüzyıl itibariyle İslam kelamı, öncekiler (el-mutekaddimûn) ve sonrakiler (el-muteahhirûn) olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Gazzâlî’den farklı olarak sonraki kelamcılar, sadece mantığı kelamda kullanmakla kalmamışlar, kelam ile felsefenin konu ve sorunlarını, birbirinden ayırt edilemeyecek şekilde birleştirmişlerdir.