B. ARAPÇA

Arapça, her ne kadar gelişmiş bir lisan idiyse de, İslam’dan önce bilimsel bir inceleme konusu olarak görülmemiştir. İlk Arapça dilbilgisi teorisinin, Ali b. Ebî Tâlib tarafından kaleme alındığı, daha sonraysa bu teorinin İran kökenli Müslüman Ebû’l-Esved ed-Duelî tarafından geliştirildiği kabul edilir. Arap dilbilgisinin kuruluşunda, özellikle Arap olmayan Müslümanların Kur’ân’ı yanlış (el-lahn) okumaları ve bu yanlışlıkların İslam’ın temel mesajlarını tamamen hatalı anlamaya yol açması önemli rol oynamıştır. Bu nedenle Arapçanın dini bir bilim olduğunu savunanlar bulunduğu gibi onun akli bir bilim, hatta bir tür doğabilimi olduğunu savunanlar da bulunmaktadır.

Arap dilbilimi, klasik İslam yazınında çeşitli yaklaşımlarla ele alınmıştır: Çoğunlukla düzgün konuşma sorunu olarak, İbn Cinni ve İbnu’l-Anbârî gibi kimilerince dilbilimsel nesneleri inceleyen tecrübi bir bilim olarak, Ebû Ali el-Fârisî gibi bazıları tarafından da mekaniğe benzer bir şekilde değişimbilimi (’ılmu’s-sayrûre) anlamında ele alınmıştır. Bu yaklaşımlar arasında en çok benimsenen, sözleri, sadece zihindeki anlamların sembolleri olarak değil, aynı zamanda “dilbilimsel nesne” olarak görerek doğabilimi tarzında yapılan incelemedir. Bu nedenledir ki Arap dilbiliminde en güçlü şekilde gelişme imkânı bulan disiplinlerin başında seslerin fiziksel özellikleri ve zihindeki etkilerinin inceleme konusu yapıldığı sesbilgisi gelmektedir. Aynı nedenledir ki pek çok dilbilgisi teorisinde harfler, tek başına anlamlı olmayan sesler diye tarif edilirken, Arap dilbiliminde harflerin anlamları konusunu adanmış, bazıları birkaç cilt hacminde, Kitâbu’l-hurûf (Harfler Kitabı) başlığı altında bir külliyat meydana gelmiştir.

Arap dilbilimi kelimebilgisi (es-sarf), dilbilgisi (en-nahv), anlambilgisi (el-beyân, el-ma’ânî), vezinbilgisi (eş-şi’r), sesbilgisi ile günümüz Arap dilbilimcilerinin pek az ilgisini çekmekle birlikte felsefi çevreleri yakından ilgilendiren dilbilgisel yöntem (usûlu’n-nahv) ve dilbilgisel dialektik bilimi (’ılmu’l-cedel fi’n-nahv) gibi çeşitli disiplinlerden oluşmaktadır