C. EĞİTİM

İslam dini, Hıristiyanlıkta olduğunun aksine insanın asli bir günahla doğduğu fikrini şiddetle reddeder. İnsanların günah veya suç işlemesi, soyu veya kanıyla ilgili değil, yetiştiği koşullarla ilgilidir. Dolayısıyla suçlu veya günahkâr insanın davranışlarının nedenini, erişilemeyecek kadar gerilerde kalmış bir asli günahta aramak, acizliktir. İslam, insanın acziyetini de reddeder; insan, iyi davranışları nasıl gerçekleştirebileceğinin arayışı içerisinde olmalıdır her zaman. İşte bunun yoluysa eğitimden geçer. Eğitim çoğunlukla çocukluk çağında verimli olduğu için İslam çocuk eğitimine, yetişkin eğitiminden daha fazla ağırlık vermiştir. İnsan neslini sürdürecek çocukların belirli bir yaşa kadar ebeveyn, eğer bulunmuyorsa yakın akraba, eğer bu da bulunmuyorsa devletin himayesi altında eğitilmesi, evrensel ahlaki değerleri kazanması gerekir. Çocukların, yetişkinlerin yarışma ihtiraslarını tatmin etme aracı haline geldiği bugünlerle mukayese edildiğinde, on beş asır önce “Çocuklarınızı geçim korkusuyla öldürmeyiniz!” (Kur’ân 17: 31) ilkesini belirleyen İslam’da çocuk eğitimi, anakronistik şekilde moderndir.